Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Sebahattin DUR
 DADAŞLARIN PAYLAŞIM MEKANI..... | YAZARLARIMIZ ve YAZILARIMIZ | Sebahattin DUR
Mesaj icon Konu: Fransız tüccarı şaşırtan Osmanlı ahlakı Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
@d@m
Forum Admini
Forum Admini
Simge
Kurucu Admin

Kayıt Tarihi: 01-Ekim-2003
Konum: Turkiye
Gönderilenler: 1212

Alıntı @d@m Cevaplabullet Konu: Fransız tüccarı şaşırtan Osmanlı ahlakı
    Gönderim Zamanı: 11-Eylül-2009 Saat 08:12
İstanbul’da yaşanan sel felakatindeki yağma görüntüleri 200 yıl öncesinin İstanbul’unda yaşanan ve kitaplara akseden bir tabloyu canlandırdı gözümün önünde. Ülkemizin şu an içinde bulunduğu halden bu nedenle utandım. Nerden nereye dedim.

1800’lü yılların başı...

O tarihlerde İstanbul’un Karaköy semti İstanbul’un en önemli ticaret merkezidir. Osmanlı Devleti’nin sadece Anadolu’ya açılan ticari kapısı değil, aynı zamanda ithalat ve ihracatın da merkezidir. Karaköy o yıllarda yerli yabancı çok sayıda insan kaynamaktadır.

O tarihlerde henüz tren ulaşımı devreye girmediğinden, İstanbul’a gelen yabancı tüccarların kullandığı en önemli ulaşım aracı gemilerdir. Avrupa’dan gemilerle gelen yabancı tüccarlar ve seyyahlar Karaköy limanına ayak basarak İstanbul’a giriş yapmaktadırlar.

Haliyle o tarihlerde kağıt para, çek vb. mübadele araçları henüz kullanılmaya başlanmadığından, tüm alışverişler altın ve gümüş paralar üzerinden yapılmaktadır.

Fransa’dan gelen bir gemiden inen ve Karaköy rıhtımına adımını atan bir Fransız tüccar, hem İstanbul’a ilk ayak basmanın şaşkınlığı, hem de kalabalığın itiş kakış etkisi ile üzerinde taşıdığı altın kesesini yere düşürür.

Yere saçılan altınlar kalabalığın arasında ayaklar altında sağa sola yayılır gider. Fransız tüccar altınlardan bazılarının denize yuvarlandığını da görür. Olaya şahit olan kalabalıkların hemen altınlara saldırması, hatta denize yuvarlanan altınların peşinden suya atlayanlar olduğunu da görünce, “bittim ben” diye düşünür. Fransız tüccar panikten saçını başını yolmaya başlar.

Yukarıda da anlattığımız gibi bankaların olmadığı, ‘ben paramı kaybettim, bana şu kadar havale edin’ demenin mümkün olmadığı o dönemde yabancı bir ülkede beraberinde getirdiği altınları kaybetmek demek, herşeyini yitirmek anlamına gelmektedir. Fransız tüccarı perişan eden durum da yabancı bir ülkede içine düştüğü bu çaresizliktir.

Çöküp kaldığı yerde başını ellerinin arasına almış kara kara düşünürken, insanların kendisine doğru geldiğini fark eder.

Her gelen önüne altın koyar. Önüne altın koyanlar arasında, üstü başı su içinde gençler de vardır. Fransız tüccar fark eder ki, altın kesesini düşürdüğünde altınlara doğru hamle yapan, hatta denize düşen altınların peşinden suya atlayan insanlar, kendi altınlarını toparlayabilmek için mücadele veren insanlardır. Nitekim kalabalık dağıldığında ve altınlarını saydığında hiç eksik olmadığını fark eder.

Bu nesli kim yetiştirdi?

Çarşamba günü İstanbul’da yaşanan sel felaketinin hemen ardından bazı insanların yağma amacıyla afet bölgesinde cirit atması, üstelik bu rezaleti kameralar önünde pervasızca icra etmeleri birçok vatandaşın kanını dondurdu.

Bazı vatandaşlarımız su ortasında can derdi ile boğuşurken, kendi canını riske etme pahasına suya atlayıp mal kapmak isteyenlerin hali vicdan sahibi insanları şoke etti.

Spor camiasının yakından tanıdığı ve sevdiği işadamı Abdurrahim Albayrak’ın şirket binası da, sel felaketinin en dehşetli yaşandığı yerin tam ortasında kaldı. O gün olan bitenleri dehşet içinde anlatan Abdurrahim Albayrak, afetin olduğu günün gecesinde sahur vakti şirketten dışarıya çıktığında, altında pahalı araba, yan koltukta modern giyimli genç bayanın da bulunduğu bir ailenin de yağma için ortada cirit attığını görünce gözlerine inanamadığını söyledi. Hali vakti yerinde olduğu anlaşılan kişilerin bile yağmacı birer çapulcu haline gelmesi herkesi şaşırttı.

O kadar ki, çeşitli vilayetlerden yağma amacıyla araç tutup gelenler olduğu anlaşıldı. İstanbul'da felakete neden olan selde yaşanan ölüm ve yağma olaylarıyla ilgili Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmış.

Şimdi sormak lazım. Bu insanlar hangi iklimde, hangi şartlar altında, ne tür telkin ve öğretilerle yetişti, yetiştirildi. İçinde yaşadıkları çevrelerde ve aile ortamlarında günlük sohbet konuları nelerdi? Bu yağma duygusunu tetikleyen saikler neler oldu, nerden kaynaklandı?

Atatürk’ün, “Muallimler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” şeklinde güzel bir sözü var. Şu an gelinen noktayı sadece öğretmenlere yıkmak işin kolayına kaçmak olur. Kimse suçu başkasında aramasın. Herkes suçlu...

Öğretmenleri yetiştiren öğretmenler, şu an yaşayan neslin aileleri, ikliminde nefes aldıkları akraba ve toplumsal çevreleri, izledikleri programlar, okudukları kitapların muhteviyatı, en çok izlenen filmler, programlar, bakın bakalım her birinde verilen mesajlara... Ne öğretiyorlar, neyi telkin ediyorlar?

Siyasete ilgi duyanların birçoğu neyi yağmalamaya talip oluyorlar? Üçbeş kuruş maaşı olan kamu görevlerine insanlar gerçekten neden iştiyakla saldırıyorlar?

Osmanlı Devleti, yukarıda verilen örnekteki ruhu yitirdiği için yıkıldı. Diğer nedenler çok tali faktörler. İşin özü budur.

Ah Fransız tüccar ah... Ne kadar şanslıymışsın.

200 yıl öncesinin İstanbul’unda değil de önceki günkü İstanbul’da yaşananlara şahit olsaydın, kendi derdini unutur bu milletin haline yanardın.

Ama düzelecek... Az sabır... Bu da bir imtihan.

Ali Kırca dün akşam Siyaset Meydanı’nda çok uğraştı ama, 200 aracını sele kaptıran Abdurrahim Albayrak’a “nerde bu devlet?” dedirtemedi.

Asıl soru, “nerde bu millet” meselesidir.

Bu toplum şu haliyle şu an ki idarecileri bile hak etmiyor. Bu ülkenin devleti şu haliyle bile şu anki milletten daha iyidir. Çünkü süt nasılsa kaymağı öyledir.

Ne diyor ayette; “Şüphesiz ki, bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.” (Ra’d, 11)

Dönüşüm alttan yukarıya doğru olursa sağlıklı olacaktır.

Yani önce bizden...

Prof. Dr. Osman ÖZSOY – Haber 7
           
www.osmanozsoy.com.tr 

IP
kamikaze
Forum Admini
Forum Admini
Simge
O Şimdi Asker

Kayıt Tarihi: 12-Ekim-2007
Gönderilenler: 5339

Alıntı kamikaze Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 11-Eylül-2009 Saat 14:06

 

 
 
Öncelikle Harika bir yazı olmuş paylaşım için Teşekkürler
Olaylara gelince , içler acısı bir durum buda neden kaynaklanıyor bizim milletimiz aç gözlü , evet , aç değil çünkü aç adam böyle yapmaz ve bide tabiki iman eksikliği !!! ortalıkta cesetler dolaşırken porselen tabak seti , ütü vs.gibi batan geminin malları derdine düşüp  kendi canını ve sağlığını bile düşünmeden o sulara atlayarak kapışan bir milletten bu topluma hiç bir hayır gelmez , insani duygular sıfırın altında kalmış artık ;  
yazar yukarıda Ama düzelecek ... Az sabır ... Bu da bir imtihan...  demiş güzelde demiş ama ben sadece bu imtihan kısmını onaylıyorum düzelecek kısmı biraz hayal , hayalde değil yalaann
Rabbim ıslah etsin , Kimseyi şaşırtmasın ve imtihandan geçenlerden eylesin bizleri  inşallah


Düzenleyen kamikaze - 11-Eylül-2009 Saat 14:48
BüyükErzurumSporTaraftarı
B.E.S.T

IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.06
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide