Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Nizamettin ALAYOĞLU
 DADAŞLARIN PAYLAŞIM MEKANI..... | YAZARLARIMIZ ve YAZILARIMIZ | Nizamettin ALAYOĞLU
Mesaj icon Konu: SOSYAL BİR VAKA OLARAK KÜRTLER Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
bumerang
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 03-Nisan-2006
Konum: Turkiye
Gönderilenler: 7

Alıntı bumerang Cevaplabullet Konu: SOSYAL BİR VAKA OLARAK KÜRTLER
    Gönderim Zamanı: 10-Nisan-2006 Saat 12:38


SORUN BÖLÜCÜLÜK, TERÖR VEYA ALT KİMLİK –ÜST KİMLİK MESELESİ DEĞİL; SORUN KÜRDÜN TA KENDİSİDİR.

Türkiye’de yaşananlardan hareketle tarihi derinlik içerisinde meseleyi incelediğimiz zaman niyetlerin çokta masum olmadığını görmek mümkündür. Kimlik tartışmasını bilinçli veya bilinçsiz gündeme alanlar tarihi bir gaf yapıp; birilerinin kötü niyetlerine fırsat vermiş oldular. Meseleyi teferruatıyla işlemeden evvel şurası bilinmelidir ki bu toprakların üzerinde yaşayan insanların tek kimliği vardır. O da TÜRK-İSLAM kimliğidir.
  Türkiye'de her gün kız çocukları kaçırılıp zorla

fuhşa sürükleniyor, kadınlarımız kapkaça tecavüze uğruyor,

her gün şehirlerde PKK gösterileri yapılıyor, Türk bayrakları yakılıyor, otobüsler yakılıyor, her gün birkaç asker şehit oluyor. Bunları kim yapıyor? Neden ezelden beri sadece Kürtler ayaklanıyor, Kürtler örgüt kuruyor, Kürtler kan döküyor? Arabamızı kaldırımın kenarına park ettiğimizde tepemize dikilip park parası isteyen, vermezsek biz yokken arabamızı çizip kaçan değnekçiler niye hep kürttür? Kırmızı ışıklarda arabamızın camına yapışıp dilenenler niye hep kürttür? Sokakta adım başı önümüze çıkıp "abeeey nooolur bir harçlıhh viir" diye sülük gibi yapışan, vermediğimiz takdirde küfreden 10-15 yaşındaki madde bağımlısı yaratıklar niye hep kürttür?.. Toplumsal bir sorun haline gelen, cinayet dahi işleyen tinercilerin etnik kökenleri incelendiğinde Kürt oldukları meydana çıkmıyor mu? Bunlar yüzünden insanlar sokakta rahat gezemez hale geldiler. Bu da bir terördür, şehirlerin göbeğindeki bireysel Kürt terörüdür. Yol ortasında yakamıza yapışıp kadın pazarlamaya çalışan pezevenkler, genelev işletmecileri neden hep kürttür de başka bir şey değildir? İstanbul Beyoğlu'ndaki, Ankara Maltepe'deki, vs... gençlerimizi zehirleyen "bar" adlı batakhanelerin sahipleri, işletmecileri neden  kürttür?.. Haraççılık ve çek - senet tahsilâtı ile uğraşarak kendi halindeki insanları canından bezdiren kan emiciler niye hep kürttür? Oto galericiliği ve emlakçılık adı altında tefecilik yaparak milletin varlığını sömürenler niye hep kürttür?.. Uyuşturucu pazarlayanlar neden hep bilmem hangi aşiretin mensubu Kürtlerdir?.. Hüseyin Baybaşinler, Abuzer Uğurlular, Urfi Çetinkayalar nedir?.. Kız çocuklarının kaçırılıp zorla fuhşa sürüklenmesinde, gençlerimizin uyuşturucu ile zehirlenmesinde %99 pay Kürtlerin değil midir? Dört tane Hollandalı turistin (biri de erkek) ırzına geçip ikisini öldüren ve bu sayede bizi tüm dünyaya rezil eden "Alanya sapığı" lakaplı  Hakan Karayavuz ve Susurluk'ta, 11 yaşındaki Türk kızı Avşar Sıla Çaldıran'ı iple boğduktan sonra cesedinin ırzına geçen Recep İpek neden kürttür?..  Taciz ve tecavüzcülerin neden büyük çoğunluğunu Kürtler oluşturuyor? Her ikisi de uzun yıllardır aynı mesleği icra ettikleri halde, Orhan Gencebay'ın adının şimdiye dek hiçbir kötü olaya karışmaması, İbrahim Tatlıses'in ise her türlü rezilliği yapması, her çeşit suçu işlemesinin sebebi birinin Türk, diğerinin Kürt olmasıdır. Bu örnekler uzayıp gider... Kısacası "Kürt sorunu" bazılarının empoze etmeye çalıştığı gibi sadece PKK'dan ya da siyasi olaylardan ibaret değildir. Türkiye genelinde her türlü pis, rezil işi yapanların, her türlü adi suçu işleyenlerin büyük bir kısmı Kürtlerdir. Genelev işleten  kürdü, pavyon işleten kürdü, kumar oynatan kürdü, mafyacılık yapan kürdü, uyuşturucu satan kürdü, yankesicilik, hırsızlık, kapkaç yapan kürdü, kaldırımları parselleyen kürdü, ırza tecavüz eden kürdü emperyalistler kışkırtmıyor, PKK ile de ilgileri yok... Taşıdıkları kanın gereğini yerine getirerek bu suçları işliyorlar.Biz Türkçüler, sosyal açıdan değerlendirdiğimiz Kürt meselesine bir bütün olarak bakıyoruz ve bunların topluma zarar veren yaratıklar olduğu konusunda tüm Türkleri bilinçlendirmeye çalışıyoruz.www.kurdish.com sitesine girip "Demographic Trends" başlıklı tabloya bir göz atınız. Kürtlerin 2050 yılında Ortadoğu’daki nüfuslarının 87  milyon, Türkiye'deki nüfuslarının ise 57 milyon olacağı belirtiliyor. Bunlar doğru verilerdir, yani bir sallama söz konusu değildir, hatta az bile verilmiştir. Çünkü çapraz üreme, yani 8 çocuğun diğer 8 çocukla ilerde evlenecekleri düşünülüp onların çocuklarının da çapraz olarak üreyecekleri düşünülürse bu tablo yetersiz kalmaktadır. Ayrıca bu süre içinde milyonlarca Türk Kürtlerle karışarak Kürtleşecektir. Türklerin nüfus artış oranı ise bugün neredeyse Avrupa ülkeleri seviyesine  inmiştir. Türk illerinde doğum kontrol uygulamasını teşvik ederek Türklüğün kuyusunu kazan devletimizin alçak siyasetçileri; Güneydoğuya  verdiği çocuk yardımları ile Kürtlerin üremelerini teşvik etmektedir. Üremeyip de ne yapsınlar?  Devlet Bakanı Beşir Atalay'a bağlı Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu (Fak - Fuk - Fon) başta Muş olmak üzere nüfusun %95'inin Kürtlerden oluştuğu bazı doğu illerinde çocuk başına para kampanyası başlatmıştır. Bu durum zaten çok hızlı üreyen Kürtlerin daha da fazla üremesi demektir. Yapılan yardımların miktarları:İlköğretime devam eden erkek öğrencilere ayda 20 YTL, İlköğretime devam eden kız öğrencilere ayda 23 YTL, Ortaöğretime devam eden erkek öğrencilere ayda 28 YTL, Ortaöğretime devam eden kız öğrencilere ayda 39 YTL  Sağlık yardımı olarak her çocuğa ayda 15 YTL  Her anne adayı için gebeliğin ilk 7 ayında ayda 18 YTL  Her anne adayı için doğumda 50 YTL Çocuk yardımı çok hızlı üreyen Kürtlerin ağırlıklı olduğu şehirlere değil, üreme hızı sıfır olan Türklerin yaşadığı şehirlere yapılmalıydı. Fakat AKP (Arap Kürt Partisi) bu şekilde uygun görmüş. Neden acaba?   Kürtler ne kadar çok çocuk yaparlarsa, o kadar çok para kazanıyorlar. 10 çocuğa sahip bir aile, çocuk başına ayda 15 YTL' den toplam 150   YTL para alıyor. Doğum ve okul için yardımları da eklersek 10 çocuklu bir  ailenin devletten aldığı para ayda 500 YTL’ yi geçiyor. Birkaç ay önce gazete ve televizyonlarda şahane bir haber vardı. Diyarbakır’da bir Kürt dişisi 8 yavrusundan sonra, 9.sunu ikiz   olarak peydahlarken, çocuklar ölüm tehlikesine giriyor ve Türk askeri doktorları gelip bebeleri kurtarıyor, hastanede kuvöze koyuyor. Bu sefer Van'dan, yine süper bir haber var. 68 yaşında bir Kürt,  26 yaşındaki ikinci karısından 13. yavrusunu peydahlamış.Toplam 13 çocuğu  100 kadar torunu varmış, artık başka çocuk istemiyormuş, yorulmuş. Gazeteci, "bu kadar çocuğa bu fakirlikle nasıl bakıyorsunuz?"dediğinde,Kürdün cevabı harikaydı. "Kaymakamlık  gerekli her tür yardımı yapıyor, hiç bir sorunumuz olmuyor" !!! Sakın kimse bunu insanlıkla, hümanizmle, devletin vatandaşının hayatını koruma ilkeleri ile falan açıklamaya kalkışmasın. Benim ülkeme göz dikmiş bir halkın, benim vergilerimle beslenip daha çok üremelerini sağlayıp on milyonlarca asalak yaratmanın hiç bir ilke ile ilgisi yoktur. Bu rejimin kendisinin kurucusu olan asli unsura, yani Türklere ihanet etmek açısından devşirme Osmanlı'dan hiçbir farkı kalmamıştır. Gayet açıkça  Türkler özendirilip en sıkı şekilde nüfus planlaması uygulanırken, Kürtlerden elektrik, su parası bile alınmayıp, nüfuslarını iyice arttırıp   Türkleri geçebilmelerine çanak tutulmakta-dır.  Ülke genelinde kaçak elektrik oranlarına göz atalım.  Şanlıurfa % 66,7  Diyarbakır % 62,7 Hakkâri % 62,5  Mardin % 59,3  Van % 58,0 Şırnak % 52,0  Batman % 51,0  Muş % 50,0   Bitlis % 48,0  Siirt % 48,0 Kastamonu % 4,Trabzon %5,4 Giresun %3,5 İşte kaçak elektrik tablosu. Yoruma gerek var mı?  Nihai amaçlarını gerçekleştirmek için ne cesaretleri ne zekâları ne de  kültürleri olan bu etnik cemaat, tek yolu Tanrı'nın kişilere  verdiği doğal  içgüdüyü (üreme) bir savaş silahı olarak kullanmakta bulmuş durumdadır. Yakın bir gelecekte nüfusu 100 milyon - ki bunun en aşağı yarısı Kürt olan bir Türkiye çocuklarımızı bekliyor... Bayrak aynı bayrak, sınırlar bozulmamış, isim değişmemiş ama ortada? Türk? Kalmamış. Birkaç milyon kalmış elbette ama onlarda tedirgin yaşıyorlar. Ortada Brezilya gibi,  lisanı, soyu sopu karışık, ırk çorbası bir ülke.. Ama hala  Müslüman...   Bizim için bir yıkım olan bu durum, ?72 millete bir göz ile  bakan?  Hümanistlere bir rahatsızlık vermez.  Yaşadığımız topraklarda şu an için en büyük tehlike Kürtlerdir. Dün bunu inkâr edenlerin savunduğu fikirler, Kürtlerin gerçek yüzlerini göstermesiyle bugün bir bir intihar ediyor. Bu cümleleri okuduğunuzda etkisi altında kaldığınız propaganda yüzünden yargılayıcı duygulara sahip olabilir; Kürtlere karşı katı bir  tavır alma diye düşünebilirsiniz. Fakirlik, eğitimsizlik gibi onlarca sebep sıralayıp, sosyal  yalanlar uydurup, her gün sizin veya tanıdıklarınızın payına düşeni bir  şekilde aldığı yanı başınızdaki Kürt terörünün varlığını inkâr  edebilirsiniz.  Bunları düşünmek sizi rahatlatır. Kürdofil medyanın enjekte ettiği bu uyuşturucu sizi olan bitenden uzaklaştırabilir. Ancak gerçekleri değiştiremez.   Gerçek aciz değildir.  Gerçekleri kim anlatacak? Kim gösterebilecek ezilmiş sandığınız  Kürtlerin  her gün yanı başınızda yaptığı ahlaksızlık ve saldırganlığı? Kerkük'te arkasına ABD'yi alınca Türkmenleri katleden bu aşağılık   topluluğun eline   fırsat geçtiğinde uyguladığı baskıdan kim söz edecek? Okuldan, işten dönüp televizyonu açtığınızda tüm kanalları kaplayan Kürt  dizileri ile mi bilinçleneceksiniz. Yoksa PKK'ya yardım edip sonrada  kasetleri Türkler tarafından kapışılan, konserlerinde izdiham yaşanan Kürt ibo, mahsun, berdan, keko, şavata, ahmet kaya, özcan ve hergün yenisi  çıkan  şarkıcı bozuntuları ile mi? Sol merkezli görüş onlara herkesten fazla sahip çıkıp tabanını genişletmeye   çalışırken, yıllar sonra kullanılıp bir kenara atılacağının  farkında  değildi. Sağ tarafta durum daha da vahimdi. Açıkça bir Kürt milliyetçisi olan   Said-i  Nursi'nin kitapları elden ele dolaşıyor, Kürtler ırkçılıklarının dozunu giderek arttırırken inançlı Türkler din kardeşliği masalı ile  uykuya çoktan dalmış oluyordu. Ancak bunların içinde belki de en acı olanı, Kürtler tarafından aldatılmayı halen gururuna yedirip itiraf edemeyen sözde milliyetçiler-in! Durumudur.  PKK ve Apo'yu Ermeni, dağdaki Kürtleri kandırılmış, sokaktakileri de  kardeş ilan eden ülkücü anlayışın Türklere verdiği zarar gelecekte tarih kitaplarına konu olacaktır. Gerçeği daha fazla inkâr etmek anlamsızdır. Bu son perdedir. Bir yandan ABD talimatlı Kürt dizileri, diğer yandan Avrupa tavsiyeli gelin-kaynana programları ile giderek daha fazla esir şehrin insanlarına benziyorsunuz  Kürtlerin hızla neden ürediklerini ve yayıldıklarını anlatıp, önlem  almaktan bahsedenlere onlardan önce siz karşı çıkacaksınız. Çünkü bulanık gözleriniz mahallenizde bir eve doluşup, ahlaksızca ve bilinçli bir şekilde üremeye devam eden Kürtleri değil ancak dizidekileri seçebilecek.  Artık sokakta sizin ve yakınlarınızın canını yakan tinerciler denince bunun tek sebebi olan Kürtleri düşünmeyeceksiniz bile. Eğitimsizlik, fakirlik, sosyal adalet gibi kavramların arasında boğulacak; kafanızı  toplayıp gerçek soruyu asla soramayacaksınız.  PKK denince aklınıza Kürtler gelmeyecek. O dış güçlerin oyunuydu diyecek, bitti sanacak; öldürülen binlerce teröristin kaç milyon akrabası  ve sempatizanı olduğunu hesaplayamayacaksınız. İlköğretim çağındaki kız çocuklarına dahi askıntı olup, fırsat bulunca her türlü kötülüğü yapanların onlar olduğunu bilmek istemeyecek; Kürtler göç etmeden önce şehrinizin ne kadar huzurlu olduğunu anlatmaya çalışanları duyamayacaksınız. Söz azınlık haklarından açıldığında, Kerkük'te Türkçe ders  verdiği için eğitim yuvalarına bile saldıran Kürtlerin hakkını onlardan çok savunduğunuzun farkında olmayacaksınız. Sosyal eşitsizlik denince aklınıza sadece ekranda gözünüze sokulan Güneydoğu illeri gelecek. Ülkenin en yoksul beş ilinden ikisi olan Gümüşhane'nin, Kastamonu'nun neden suçlu üretmediğini anlayamayacaksınız. Karadeniz Bölgesinde elektriği ve suyu dahi olmayan köyleri hiç bilmeyeceksiniz. Toplum olarak düzenimizi, birey olarak yaşantımızı, aile olarak huzurumuzu ve millet olarak sağlımızı bozan Kürtlerin yarattığı tehlikeyi hala inkâr etmek eğer gaflet değilse, nedir? Kürtlerin yaptıklarını es geçip kabahati dış güçlerde aramakta hiç  gerçekçi değil. Bu topluluk tarafından icra edilen? Kapkaç, yankesicilik, hırsızlık, töre cinayetleri, taciz, gasp, beğendiği kızı şehrin orta yerinde kaçırıp ırzına geçerek evliliğe zorlama, etnik dayanışma ile gittiği tüm  yerleri hegemonyası altına alıp kendisinden başkasına yaşam hakkı tanımama, haklı haksız her mecliste sadece kendisinden olduğu için birbirlerini destekleme, çocuk kaçırma, sapıklık, 9–10 yaşlarında çocukların tecavüz edilip öldürülmesi, elektrik su parası ödememe, vergi ödememe, sahteciliklerle asalak gibi yaşama, turistlik kasabaları ele geçirerek hem yerli halka, hem de turistlere zarar verme, devletin her imkanını sömürme, trafik magandalığı, şehir magandalığı, haraç toplama, liselerde, ilkokullarda çeteler kurup diğer öğrencileri sindirme, sahip olduğu feodal kültürü yaşadığı yere uydurmaya çalışma, uymayanlara zarar verme, sıcak  para getiren tüm iş kollarına zor kullanarak hakim olma? Gibi mevhumları hangi dış güçler Kürtlere nasıl yaptırıyor? Merak ediyorum.  Arkadaşlar, sorun "Kürtçülük" "bölücülük" veya "terör" değildir. Sorun kürdün ta kendisidir. Teröristi, esnafı, işadamı, öğretmeni, manavı, dolmuşçusu, garsonu, sapığı, eşkıyası, kapkaççısı, anarşisti... Hepsi aynıdır. Türk milleti için şu an aleyhte bir faaliyet göstermeyen Kürtler olabilir, ancak bunların vadesi sonsuz değildir. Kaldı ki o "sadık Kürt" bile sokaklarda, işyerinde veya okullarda gene Kürtlüğünün gereğini icra edecektir. Kürtlüğün gereğinin ne olduğunu ise hepimiz biliyoruz. Artık "Kürt bölücülüğü" diye bir sorun olmadığı, gerçek sorunun adı "Kürt yayılması" olduğu halde bazıları ısrarla "bölücülük" diye yanıltıcı adlandırmalarla uğraşıyor. Bazıları da? Dış güçlerin maşası, piyonu kafasız, zavallı, korkulmaya değer olmayan Kürtler? Söylemini bulmuşlar. Böylece esas büyük suç, Kürtlerin üstünden alınıp kim olduklarını kendilerinin bile net tarif edemediği, gizem perdelerinin  arkasındaki yüce dış düşman güçlere yükleniyor. Hem de Kürt tehlikesi küçümsenip stratejik bir  politika boyutuna indirgeniyor. Oysaki sorun stratejik veya magazinsel sorun olmaktan daha vahimdir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kimliğini, kurucu ve asli unsur olarak tekelinde tutan Türk ırkının nüfus itibariyle gelecekte aynı şekilde tekelinde tutup tutamayacağı, yani var olma, yok  olma mücadelesidir. Ayrıma dikkat edin. Eğer dış güçlerle Kürtlerin Türk milletine karşı bir  ilişkisi varsa, bu ilişki maşalık değil işbirliğidir. Ne maşası, ne kandırması? Kürtlerin çıkarları dış güçlerinkiyle örtüşüyorsa kandırmaya ne gerek var? Kürtler saflar, kandılar, komploya düşüyorlar, onun için çoğalıp Türkiye'de çoğunluk olacaklar. Vay be. Canına minnet adamın böyle kandırılma. Aynı mavalları Osmanlı yönetimi de 100–150 sene önce Yunanlılar ve Ermeniler için söylüyordu. Güya Yunanlılar yutacak ya. "Biz sizinle asırlarca kardeşçe yaşadık, Batılılar sizi >kendi çıkarları için kışkırtıyorlar, alet ediyorlar" diye anlattılar durdular. Yunanlılar ne kadar aptalmış ki alet oldular da aleyhimize topraklarını 3 kat büyüttüler, hala da büyütüyorlar. Bu devirde kimse oyuna gelip saflığından başkasının maşası olmaz. Avrupalıları Tanrı sanıp incik boncuk karşılığında birbirlerine saldıran Kızılderililer yok. Dünyamızda şu an olabilecek, sadece çıkar ve güç birliğidir. SON SÖZ: Bu belanın üstesinden gelebiliriz. Yeter ki buna inanalım.
NOT: Bu makaleyi herkese gönderin, çevrenize okutun "Çalışmadan, yorulmadan öğrenmeden rahat yaşama yollarını alışkanlık haline getirmiş Milletler, evvela Haysiyetlerini ve daha sonra İstiklallerini kaybetmeye mahkûmdurlar." MUSTAFA KEMAL ATATÜRK 
MEDENİ OLMAYAN MİLLETLER MEDENİ MİLLETLERİN AYAKLARI ALTINDA EZİLMEĞE MAHKUMDUR…
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK



Düzenleyen @d@m - 26-Mayıs-2006 Saat 18:02
IP
NOASK25
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 03-Nisan-2006
Konum: Turkiye
Gönderilenler: 4

Alıntı NOASK25 Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 15-Nisan-2006 Saat 22:28
süper bir yazı herkesin okumasını tavsiye ederim....
IP
NOASK25
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 03-Nisan-2006
Konum: Turkiye
Gönderilenler: 4

Alıntı NOASK25 Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 16-Mayıs-2006 Saat 08:54

Okumak anlamak içindir.

 

IP
hsnthsn
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 30-Ekim-2006
Konum: Trabzon
Gönderilenler: 1

Alıntı hsnthsn Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 31-Ekim-2006 Saat 17:12
Hocam çok güzel bir yazı çok güzel konulara değinmişsiniz ve sonuna kadar haklısınız
hasan tahsin
IP
kryd
Vip Üye
Vip Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08-Şubat-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1334

Alıntı kryd Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 05-Nisan-2007 Saat 22:37
hocam emeğine sağlık gerçekten muhteşem bir konuya el atmışınız ve açıklaması çokk güzell zaten bu beni doyurur bu gecee emeğine sağlıkk..
“BU VATAN İÇİN KURŞUN YİYENDE,

            KURŞUN SIKANDA BİZİM İÇİN KUTSALDIR!!!”
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.06
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide