Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Kim Kimdir?
 DADAŞLARIN PAYLAŞIM MEKANI..... | HOŞ GELDİNİZ...."Önce Burayı Okurmusunuz!" | Kim Kimdir?
Mesaj icon Konu: Fatih Sultan Mehmet (1432 - 1481) Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
dadas_enes
Üye
Üye
Simge
futbol tk.serbest k.ilginç kon.şikayet k

Kayıt Tarihi: 23-Nisan-2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 368

Alıntı dadas_enes Cevaplabullet Konu: Fatih Sultan Mehmet (1432 - 1481)
    Gönderim Zamanı: 30-Ocak-2007 Saat 16:42

Fatih Sultan Mehmed 29 Mart 1432'de Edirne'de doğdu. Babası Sultan İkinci Murad, annesi Huma Hatun'dur. Fatih Sultan Mehmed, uzun boylu, dolgun yanaklı, kıvrık burunlu, adaleli ve kuvvetli bir padişahtı. Devrinin en büyük ulemalarından birisiydi ve yedi yabancı dil bilirdi. Alim, şair ve sanatkarları sık sık toplar ve onlarla sohbet etmekten çok hoşlanırdı. İlginç ve bilinmedik konular hakkında makaleler yazdırır ve bunları incelerdi. Hocalığını da yapmış olan Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmed'in en çok değer verdiği alimlerden biridir. Fatih Sultan Mehmed, gayet soğukkanlı ve cesurdu. Eşsiz bir komutan ve idareciydi. Yapacağı işlerle ilgili olarak en yakınlarına bile hiçbir şey söylemezdi. Fatih Sultan Mehmed okumayı çok severdi. Farsça ve Arapça'ya çevrilmiş olan felsefi eserler okurdu. 1466 yılında Batlamyos Haritasını yeniden tercüme ettirip, haritadaki adları Arap harfleriyle yazdırdı. Bilimsel sorunlarda, hangi din ve mezhebe mensup olursa olsun bilginleri korur onlara eserler yazdırırdı. Bilime büyük önem veren Fatih Sultan Mehmed yabancı ülkelerdeki büyük bilginleri İstanbul'a getirtirdi. Nitekim Astronomi bilgini Ali Kuşçu kendi döneminde İstanbul'a geldi. Ünlü Ressam Bellini'yi de İstanbul'a davet ederek kendi resmini yaptırdı. Şair ve açık görüşlüydü. Fatih Sultan Mehmed 1481 yılına kadar hükümdarlık yaptı ve bizzat 25 sefere katıldı. Azim ve irade sahibiydi. Temkinli ve verdiği kararları kesinlikle uygulayan bir kişiliği vardı. Devlet yönetiminde oldukça sertti. Savaşlarda çok cesur olur, bozgunu önlemek için ileri atılarak askerleri savaşa teşvik ederdi.

KESİTLER

İstanbul'un Fethi
Kırım'ın fethi ve Karadeniz
Otlukbeli Savaşı
Denizlerde Durum
Fatih'in İnsan Hakları Ahidnamesi
İdari Düzenlemeler
20 yaşında Osmanlı padişahı olan Sultan İkinci Mehmed, İstanbul'u fethedip 1100 yıllık Doğu Roma İmparatorluğunu ortadan kaldırarak Fatih ünvanını aldı. Hz.Muhammed'in (S.A.V) hadisi şerifinde müjdelediği İstanbul'un fethini gerçekleştiren büyük komutan olmayı da başaran Fatih Sultan Mehmed, yüksek yeteneği ve dehasıyla dost ve düşmanlarına gücünü kabul ettirmiş bir Türk hükümdarıydı. Orta Çağ'ı kapatıp, Yeniçağ'ı açan Cihan İmparatoru Fatih Sultan Mehmed, Nikris hastalığından dolayı 3 Mayıs 1481 günü Maltepe'de vefat etti ve Fatih Camii'nin yanındaki Fatih Türbesi'ne defnedildi.



İSTANBUL'UN FETHİ Fatih Sultan Mehmed padişah, olduktan sonra ilk iş olarak, devamlı ayaklanma çıkaran Karamanoğlu Beyliğine karşı sefere çıktı. Karamanoğlu İbrahim Bey af diledi. Fatih İstanbul'un fethini düşündüğü için onu bağışladı. Fatih Sultan Mehmed, büyük gayesini gerçekleştirmek için, Macarlara, Sırplara ve Bizanslılara karşı yumuşak davranıyordu. Amacı Haçlıların birleşmesini önlemek, onları tahrik etmemek ve zaman kazanmaktı. Bin yıllık tarihinin sonuna gelmiş olan Bizans küçüle küçüle sadece İstanbul şehrinin sınırları içinde hüküm süren bir devlet durumuna düşmüştü. Ancak buna rağmen Bizans'ın varlığı, Balkanlardaki Türk hakimiyeti açısından tehlikeli oluyordu. Bizans İmparatorları, Anadolu'daki çeşitli siyasi güçleri de Osmanlı aleyhine kışkırtmaktan geri kalmıyorlardı. Hatta zaman zaman Osmanlı şehzadeleri arasındaki taht kavgalarına karışıp devletin iç düzenini bozuyorlardı. İstanbul'un Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti altında girmesi, ticari ve kültürel yönden önemli bir avantajın daha ele geçirilmesi demekti. Boğazlar tam anlamıyla kontrol altına alınacak ve bu sayede, Karadeniz ticaret yolları ele geçirilmiş olacaktı. Karamanoğulları meselesini çözen Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi için gerekli hazırlıklara başladı. Devrin mühendislerinden Musluhiddin, Saruca Sekban ile Osmanlılara sığınan Macar Urban Edirne'de top dökümü işiyle görevlendirildi. "Şahi" adı verilen bu topların yanında, tekerlekli kuleler ve aşırtma güllelerin üretilmesi (havan topu) yapılan hazırlıklar arasındaydı. Yaptırılan bu büyük toplar İstanbul'un fethedilmesinde önemli rol oynadı. Yıldırım Bayezid'in İstanbul kuşatması sırasında yaptırdığı Anadolu Hisarının karşısına, Rumeli Hisarı (Boğazkesen) inşa edildi. Bu sayede Boğazlar'ın kontrolü sağlanacak, deniz yoluyla gelebilecek yardımlara karşı tedbir alınmış olacaktı. 400 parçadan oluşan bir donanma inşa edildi. Turhan Bey komutasındaki bir Osmanlı donanması Mora'ya gönderildi ve İstanbul'a yardım gelmesi engellendi. Eflak ve Sırbistan ile var olan barış antlaşmaları yenilendi. Macarlarla da üç yıllık bir antlaşma yapıldı. Osmanlıların bu hazırlıkları karşısında, Bizanslılar da boş durmuyordu. Surlar sağlamlaştırılıyor ve şehre yiyecek depolanıyordu. Ayrıca Bizans İmparatoru Konstantin, Haliç'e bir zincir gerdirerek, buradan gelecek tehlikeyi önlemeye çalıştı. Aynı zamanda Haçlı dünyasından yardım isteniyor, Papa ise yapacağı yardım karşısında Katolik ve Ortodoks kiliselerinin birleştirilmesini istiyordu. Ancak Katoliklerden nefret eden Ortodoks Rumlar, Roma kilisesine bağlanmak istemiyor, "İstanbul'da Kardinal Külahı görmektense, Türk sarığı görmeye razıyız" diyorlardı. Fatih Sultan Mehmed, hazırlıklar tamamlandıktan sonra, Bizans İmparatoru Konstantin'e bir elçi göndererek, kan dökülmeden şehrin teslim edilmesini istedi. Fakat İmparatordan gelen savaşa hazırız mesajı üzerine, İstanbul'un kara surları önüne gelen Osmanlı ordusu, 6 Nisan 1453'de kuşatmayı başlattı. Osmanlı donanması ise Haliç'in girişinde ve Sarayburnu önünde demirlemişti. Ordu; merkez, sağ ve sol olarak üç kısma ayrıldı. 19 Nisan'da yapılan ilk saldırıda, tekerlekli kuleler kullanıldı ve bu saldırı ile Topkapı surlarından burçlara kadar yanaşıldı. Osmanlı Ordusundaki er sayısı 150.000 ile 200.000 arasındaydı. Bu kuvvetlere Rumeli ve Anadolu beylerine bağlı çeşitli kuvvetler de katılmıştı. Çok şiddetli çarpışmalar oluyor, Bizanslılar şehri koruyan surların zarar gören bölümlerini hemen tamir ediyorlardı. Venedik ve Cenevizliler de donanmalarıyla Bizans'a yardım ediyorlardı. Fatih Sultan Mehmed Osmanlı donanmasının kuşatma sırasında yeterince kullanılamadığını ve bu yüzden kuşatmanın uzadığını düşünüyordu. İstanbul'un Haliç tarafındaki surlarının zayıf olduğu biliniyordu. Bizans bu bölgeye zinciri bu nedenle germişti. Yüksekten atılan taş gülleler Bizans donanmasından bazı gemileri batırmıştı fakat bir kısım donanmanın Haliç'e indirilmesi kesin olarak gerekliydi. Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'un fethedilmesini kolaylaştıracak önemli kararını verdi. Osmanlı donanmasına ait bazı gemiler karadan çekilerek Haliç'e indirilecekti. Tophane önündeki kıyıdan başlayıp Kasımpaşa'ya kadar ulaşan bir güzergah üzerine kızaklar yerleştirildi. Gemilerin, kızakların üzerinden kaydırılabilmesi için, Galata Cenevizlilerinden zeytinyağı, sade yağ ve domuz yağı alınarak kızaklar yağlandı. 21-22 Nisan gecesi 67(yada 72) parça gemi düzeltilmiş yoldan Haliç'e indirildi. Haliç'teki Türk donanmasına ait toplar, surları dövmeye başladı. Ciddi çarpışmalar cereyan etti. Bundan sonraki günlerde top savaşı, ok, tüfek atışları, lağım kazmalar, büyük ve hareketli savaş kulelerinin surlara saldırıları devam etti. Kuşatmanın uzun sürmesi ve kesin başarıya ulaşılamaması askerler arasında endişe yarattı. Ancak, İstanbul'u her ne şartta olursa olsun almaya kararlı olan Fatih Sultan Mehmed kumandanların ve alimlerin de bulunduğu bir toplantı düzenledi. Cesaretlendirici bir konuşma yaptıktan sonra, 29 Mayıs'ta genel saldırının yapılacağına dair kararını açıkladı. Çarpışmalar sırasında Bizans'ı koruyan surlar üzerinde kapatılması mümkün olmayan gedikler açılmaya başlamıştı. Surlar içerisine küçük sızmalar oluyor, ancak geri püskürtülüyordu. İlk defa Ulubatlı Hasan ve arkadaşlarının şehit olmak pahasına tutunmayı başardıkları İstanbul surları, artık direnemiyordu. 53 gün süren ve 19 Nisan, 6 Mayıs, 12 Mayıs ve 29 Mayıs'ta yapılan dört büyük saldırıdan sonra Doğu Roma İmparatorluğu'nun 1125 yıllık başkenti olan İstanbul, 29 Mayıs 1453 salı günü fethedildi. İstanbul'un fethi, çok önemli sonuçları da beraberinde getirdi. Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'un fethinden sonra batıdaki hakimiyeti pekiştirmek, sınırları genişletmek, İslam'ı en uzak yerlere kadar yaymak ve Hıristiyan birliğini bozmak amacıyla Avrupa üzerine bir çok seferler düzenledi. Sırbistan (1454,1459), Mora (1460), Eflak (1462), Boğdan (1476), Bosna-Hersek, Arnavutluk, Venedik (1463-1479), İtalya (1480) ve Macaristan seferleriyle Osmanlı İmparatorluğu Avrupa'daki hakimiyetini pekiştirdi. Sırbistan Krallığı tamamen ortadan kaldırılıp Osmanlı sancağı haline getirildi, Mora tamamen fethedildi, Eflak Osmanlı eyaleti yapıldı, Bosna tekrar Osmanlı hakimiyetine alındı, Arnavutluk ele geçirildi. 16 yıl süren Osmanlı-Venedik Deniz Savaşları sonunda Venedik barış imzalamayı kabul etti. İtalya'ya yapılan sefer sırasında Roma'nın fethi açısından çok önemli bir merkez olan Otranto, fethedildi ancak Fatih Sultan Mehmed'in ölümü üzerine geri kaybedildi.



KIRIMIN FETHİ ve KARADENİZ Fatih Sultan Mehmed, Karadeniz'e de hakim olmak istiyordu. Venedik ve Cenevizlilerin İslam dünyasının aleyhine yaptıkları esir ticaretini önlemek, İstanbul'a gelen ticari malların taşınmasında esas rolü oynayan Kırım sahillerini ele geçirmek, Karadeniz'i bir Türk Gölü haline getirmek amacıyla hareket eden Fatih, işe 1459'da Amasra'yı fethederek başladı. 1460'da Candaroğulları Beyliği'ne son verildi. 1461'de Trabzon'un, 1475'de de Kırım'ın fethiyle Karadeniz bir Türk gölü haline geldi. Bu sayede Karedeniz'deki Ceneviz üstünlüğü sona erdi ve İpekyolu'nun tüm denetimi Osmanlı Devleti'ne geçti.



OTLUKBELİ SAVAŞI Karamanoğlu İbrahim'in 1464'te ölmesi üzerine oğulları birbirlerine düşmüşlerdi. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yardımıyla İshak Bey Karamanoğlu beyliğine sahip oldu. Bunun üzerine diğer oğlu Pir Ahmed Bey Fatih Sultan Mehmed'den yardım istedi ve gelen yardım sayesinde Beyliği ele geçirdi. Fakat Pir Ahmed Bey bir süre sonra gidip Venediklilerle anlaşınca, bu duruma sinirlenen Fatih Sultan Mehmed, Karaman Seferi'ne çıkmaya karar verdi. Konya ve Karaman alınarak Osmanlı'ya bağlandı. Karaman halkı İstanbul'a ve çeşitli yerlere göç ettirildiler. Pir Ahmed Bey kaçarak Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'a sığındı. Bu olay Osmanlılarla Akkoyunluların arasının açılmasına neden oldu. Osmanlılar Avrupa ve Anadolu'daki topraklarını genişletirken, Akkoyunlular Devleti'de Doğu Anadolu, Kafkasya, İran ve Irak üzerinde hakimiyet kurmuşlardı. Sınırlarını genişleten iki Türk Devleti arasında büyük bir savaş kaçınılmaz olmuştu. Otlukbeli mevkiinde 11 Ağustos 1473'de yapılan savaşta, devrin en kuvvetli savaş tekniğine ve araçlarına sahip olan Osmanlı ordusu, Uzun Hasan'ın kuvvetli süvarilerden kurulmuş olan ordusunu birkaç saatte dağıttı. Bu savaştan sonra Akkoyunlular bir daha kendilerini toparlayamadılar. Fatih Sultan Mehmed, Akkoyunlu tehlikesini bu şekilde engellemiş oldu. Anadolu'da ve Rumeli'de birçok sefer düzenleyip pek çok zafer kazanmıştı. Buna rağmen güneyde güçlü bir devlet konumunda olan Memlüklerle problemler yaşandığı halde sıcak bir savaştan kaçınmıştı.



DENİZLERDE DURUM İstanbul'un fethiyle ticaret yollarının hakimiyeti Osmanlılara geçmişti. Ancak denizlerde Venedik ve Cenevizliler'in etkinliği devam ediyordu. Fatih ticaret yollarının güvenliğini sağlamak ve korsanlardan kurtulmak için Ege adaları üzerinde siyasetini ağırlaştırdı. Ege adalarına seferler düzenlendi. Yeni tersaneler ve gemiler inşa edildi. Rodos seferine çıkıldıysa da alınamadı.



İDARİ DÜZENLEMELER Fatih Sultan Mehmed, klasik manada Osmanlı devletinin idari kurucusu sayılabilir. İstanbul'un fethinden sonra kendisini Kaiser-i Rum (Doğu Roma İmparatoru) ilan etmiş ve devlet müesseselerini yerleştirmiştir. Fatih Kanunnamesi ile Atam-Dedem Kanunu dediği gelenekleri yazılı hale getirmiş ve buna Kanunname-i Ali Osman denmiştir. Divanın idaresini sadrazamlara bırakarak, işleri kafes arkasından takip etmeye başlamış, mutlak vekilim dediği sadrazamı geniş yetkilerle donatmıştır. Ayrıca defterdar, kazaskerler ve diğer üst düzey devlet erkanının görevleri tarif edilmiştir. Yeniçeri ordusu 10.000'e çıkarılarak güçlü bir merkezi ordu teşkil edildiğinden uç beylerinin önemi azalmış, böylece merkezi idare sağlamlaştırılmıştır. Anadolu ve Rumeli'nin en kudretli devletinin hükümdarı olarak "Han" ünvanını ilk defa o kullamıştır. İstanbul'un fethinden sonra Yıldırım Bayezid zamanında elden çıkan topraklar yeniden kazanılmış, hatta Rumeli ve Karadeniz kıyılarında yeni yerler fethedilmiştir. Kırım'ın fethi ile Karadeniz bir Türk gölü haline getirilmiş, Anadolu birliği tamamlanmış ve Rumeli'deki Türk varlığı Belgrad'a kadar uzanmıştır. İstanbul, Fatih zamanında bir ilim ve sanat merkezi haline gelmiş, Fatih medreseleri klasik Osmanlı medreselerinin temelini oluşturmuştur. Şairler ve ilim adamları için bir cazibe merkezi haline gelen İstanbul'a bütün İslam dünyasından bilginler gelmeye başlamıştır.



FATİH'İN İNSAN HAKLARI AHİDNAMESİ
Fatih Sultan Mehmed, Bosnayı fethettiği zaman Osmanlı devlet politikasının sonucu olarak bölge halkına dini serbestiyest getirmiştir. Fatih Sultan Mehmed'in buradaki latin papazlarına verdiği 883 (1478) tarihli ferman suretinde; "Nişanı-ı hümayun şu ki Ben ki Sultan Mehmed Han'ım; üst ve alt tabakada bulunan bütün halk tarafından şu şekilde bilinsin ki, bu fermanı taşıyan Bosna rahiplerine lütufta bulunup şu hususları buyurdum: Sözkonusu rahiplere ve kiliselerine hiçkimse tarafından engel olunmayıp rahatsızlık verilmeyecektir. Bunlardan gerek ihtiyatsızca memleketimde duranlara ve gerekse kaçanlara emn ü aman olsun ki, memleketimize gelip korkusuzca sakin olsunlar ve kiliselerinde yerleşsinler; ne ben, ne vezirlerim ne de halkım tarafından hiç kimse bunlara herhangi bir şekilde karışıp incitmeyecektir. Kendilerine, canlarına, mallarına, kiliselerine ve dışardan memleketimize getirecekleri kimselere yeri ve göğü yaratna Allah hakkı için, Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) hakkı için, yedi Mushaf hakkı için, yüz yirmi dört bin peygamber hakkı için ve kuşandığım kılıç için en ağır yemin ile yemin ederim ki, yukarda belirtilen hususlara söz konusu rahipler benim hizmetime ve benim emrime itaatkâr oldukları sürece hiç kimse tarafından muhalefet edilmeyecektir." Bu ferman suretinde de görüldüğü gibi azınlıklar tam bir hürriyet ortamı içinde hayatlarını sürdürmüşlerdir.

IP
walcott
Moderatör
Moderatör


Kayıt Tarihi: 03-Kasım-2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 3913

Alıntı walcott Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 30-Ocak-2007 Saat 17:00
yoruma ne gerek var FATİH SULTAN MEHMETİ tanımayan yoktur onun gibileri gelmez bu dünyaya çok büyük bir insan,devlet adamı,komutan gerçek bir türk

IP
dadas_enes
Üye
Üye
Simge
futbol tk.serbest k.ilginç kon.şikayet k

Kayıt Tarihi: 23-Nisan-2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 368

Alıntı dadas_enes Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 30-Ocak-2007 Saat 17:03
HAKLISIN GARDAŞIM ONUN GİBİLER ARTIK ZOR GELİOR DÜNYA YA!!
IP
judge
Özel Üye
Özel Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 03-Nisan-2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 2490

Alıntı judge Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 01-Şubat-2007 Saat 12:03
eline sağlık yegenim böyle yararlı bilgileri bizimle paylaştığın için teşekkürler
IP
üniversite2011
Forum Admini
Forum Admini
Simge

Kayıt Tarihi: 15-Şubat-2007
Konum: Erzurum
Gönderilenler: 4037

Alıntı üniversite2011 Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 20-Mart-2007 Saat 18:05
paylaşım 10 numara ellerine sağlık kardeş..  devamını bekleriz.
IP
kryd
Vip Üye
Vip Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08-Şubat-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1334

Alıntı kryd Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 21-Mart-2007 Saat 15:57
emeğine sağlık
IP
asena_2534
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Şubat-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 43

Alıntı asena_2534 Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 04-Nisan-2007 Saat 21:44
yürü ne diye hala kendinle savaştasın???
FATİHİN İSTANBULU FETHETTİĞİ YAŞTASINN...!!!Wink
O EN SEVGİLİ YAR BAŞUCUMDA...'AY YILDIZLI AL BAYRAĞIN GÖLGESİNDEYİM...!'_cCc_
IP
kryd
Vip Üye
Vip Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08-Şubat-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1334

Alıntı kryd Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 04-Nisan-2007 Saat 21:52

FETİH MARŞI
Yelkenler dikilecek, yelkenler biçilecek;
Dağlardan çektirilen kalyonlar çekilecek;
Kelpetenlerle surun dişleri sökülecek!

Yürü hâlâ ne diye oyunda oynaştasın?
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın.

Sende geçebilirsin yardan,anadan,serden...
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden....

Elde sensin dilde sen, gönüldesin bastasın...
Fatih'in İstanbul'u fethetiği yaştasın.

Yüzüne çarpmak gerek zamanın fendini!
Göster :Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini!

Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın...
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın.

Bu kitaplar Fatih'tir; Selim'dir, Süleyman'dir
Şu mihrap Sinanüddin, su minare Sinan'dir.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır.

Bilmem neden gündelik işlerle telaştasın...
Kızım sen de Fatih'ler doğuracak yaştasın.

Delikanlım işaret aldığın gün atandan,
Yürüyeceksin; Millet yürüyecek arkandan.
Sana selâm getirdim Ulubatlı Hasan'dan.

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatih'in İstanbul'u fethetiği yaştasın.

Bırak bozuk saatler yalan yalnış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım fetih hazırlığı başlasın...

Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın?
Fatih'in İstanbul'u fethetiği yaştasın.

asena bam telime bastın işte ahanda tamamı:))
“BU VATAN İÇİN KURŞUN YİYENDE,

            KURŞUN SIKANDA BİZİM İÇİN KUTSALDIR!!!”
IP
asena_2534
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Şubat-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 43

Alıntı asena_2534 Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 04-Nisan-2007 Saat 21:55
aaa sen böyle döktür ben basarım o bam teline sık sık:)sağolasınn...!
bu arada en sevdiğim marştır yaaa:)
O EN SEVGİLİ YAR BAŞUCUMDA...'AY YILDIZLI AL BAYRAĞIN GÖLGESİNDEYİM...!'_cCc_
IP
kryd
Vip Üye
Vip Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08-Şubat-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1334

Alıntı kryd Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 04-Nisan-2007 Saat 21:57
evett yaa çok güzell bir marşş adamın kanını yerınden beynıne değil tırnaklarına bile pompalıyor
“BU VATAN İÇİN KURŞUN YİYENDE,

            KURŞUN SIKANDA BİZİM İÇİN KUTSALDIR!!!”
IP
asena_2534
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Şubat-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 43

Alıntı asena_2534 Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 04-Nisan-2007 Saat 22:00
Orjinalini yazan: kryd

evett yaa çok güzell bir marşş adamın kanını yerınden beynıne değil tırnaklarına bile pompalıyor
Big%20smileilginç bi yorum ama haklısın kesinlikle öyle..!hoş insanın içinde o kan varsa bütün marşlarda pompalanır ama neyse..!
O EN SEVGİLİ YAR BAŞUCUMDA...'AY YILDIZLI AL BAYRAĞIN GÖLGESİNDEYİM...!'_cCc_
IP
kryd
Vip Üye
Vip Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08-Şubat-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1334

Alıntı kryd Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 04-Nisan-2007 Saat 22:02
eee buda kalp daha dayanamıyor artık her saniye hızlı pompalamaktan yorulmasın odaa yeterki yüreğimizden vatan millet sakarya diyelim...
“BU VATAN İÇİN KURŞUN YİYENDE,

            KURŞUN SIKANDA BİZİM İÇİN KUTSALDIR!!!”
IP
asena_2534
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Şubat-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 43

Alıntı asena_2534 Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 04-Nisan-2007 Saat 22:05
yüreğimden demesem o kallbi hiç yormam zatenn..!yüreğim sonuna kadar vatan millet sakarya olduğu için kalbim feda olsun...(bu arada yürekle kalp aynı şey ama çaktırmaBig%20smile)

Düzenleyen asena_2534 - 04-Nisan-2007 Saat 22:06
O EN SEVGİLİ YAR BAŞUCUMDA...'AY YILDIZLI AL BAYRAĞIN GÖLGESİNDEYİM...!'_cCc_
IP
kryd
Vip Üye
Vip Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08-Şubat-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1334

Alıntı kryd Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 04-Nisan-2007 Saat 22:09
:)))) iyi tamama çaktırmayalım ben duymadım kimsede görmezz :))
“BU VATAN İÇİN KURŞUN YİYENDE,

            KURŞUN SIKANDA BİZİM İÇİN KUTSALDIR!!!”
IP
talyüz2516
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 22-Temmuz-2007
Konum: Bursa
Gönderilenler: 9

Alıntı talyüz2516 Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 23-Temmuz-2007 Saat 15:40
ya ben ist. alacağım yada ist. benı alacak ::: fsm bu dunyaya bı fatıh yıne lazım. fatıh  yonunu ne batıya nede doğuya dönmustur. fsm yuzunu yuce yaratıcı donmustur. onların torunları olarak gurur duyuyorum. çok şanlıyıyız ama.....
IP
dadas_enes
Üye
Üye
Simge
futbol tk.serbest k.ilginç kon.şikayet k

Kayıt Tarihi: 23-Nisan-2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 368

Alıntı dadas_enes Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 17-Ağustos-2007 Saat 11:24
inşallah tekrar onun gibi biri gelir basımıza ama zor başbakanımız mükemmel bi adam değer bilmek lazım
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.06
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,313 Saniyede Yüklendi.