Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Ahmet FİDAN
 DADAŞLARIN PAYLAŞIM MEKANI..... | YAZARLARIMIZ ve YAZILARIMIZ | Ahmet FİDAN
Mesaj icon Konu: TASAVVUF TARİHİ Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
@d@m
Forum Admini
Forum Admini
Simge
Kurucu Admin

Kayıt Tarihi: 01-Ekim-2003
Konum: Turkiye
Gönderilenler: 1212

Alıntı @d@m Cevaplabullet Konu: TASAVVUF TARİHİ
    Gönderim Zamanı: 30-Nisan-2006 Saat 19:58

TASAVVUF TARİHİ

 

MEHMET ALİ AYNİ

KİTABEVİ YAYINLARI

EKİM 2000  İKİNCİ BASKI

344 SH

 

Saygı değer grup mensupları ile vardığımız mutabakat sonunda kendilerini her hafta bir kitapla  tanıştırmayı  arzu etmiştik. Dört kitap tanıtma imkânı oldu. A. Cevdet paşa’nın Maruzat’ı, Abdulaziz Çaviş’in Anglikan kilisesine Cevab’ı, Malik Arsel’in İstanbul’un Ortası, Mithat Cemal’in Mehmed Akif kitaplarını sizlerle tanıştırmıştım.

 

Epey zaman geçti yeni bir kitabı sizlerle tanıştıramadım. Bunun iki sebebi bulunmaktadır. Birincisi üst üste iki seyahat yaptım. Aslında son derece zevkli geçen bu seyahatlerde gördüklerimi de grup üyeleri ile paylaşmak isterdim. Notları hazır. İnşallah o da nasip olur. İkincisi hakkında yazı yazdığım kitaplarla ilgili gruptan çok canlı tepkiler alamadım. Acaba bu yazılar okunuyor mu okunmuyor mu diye tereddüt ettim.

 

Ancak, son birkaç gün içinde gerek dost meclislerinde ve gerekse özel maillerle bu kitap tanıştırma/ tanıtım yerine tanıştırma deyimini kullanıyorum/ işinin faydalı olduğu devam etmesi konusunda ısrarlı teşvikler ve talepler  oldu.

 

Yedi iklim grubumuzda tanıştırdığım kitaplardan biri ile ilgili dostlardan biri bir yazı olduğunu söyledi. Ama bana gelmedi. O yazıyı yazan dostumuz yeniden bana iletirse sevinirim.

Başlıktan da görüldüğü üzere bugün sizleri Osmanlı’nın son döneminde yetişmiş Cumhuriyet’in ilk yıllarında büyük hizmetleri bulunan M. Ali ayni’nin Tasavvuf Tarihi ile tanıştırmak istiyorum.

Kitap, Osmanlıca. öğrencilik yıllarımda orijinalinden okumuştum. Hüseyin Rahmi Yananlı tarafından dip notları ile zenginleştirilerek sadeleştirilmiş ve  Kitabevi tarafından 2000 yılında ikinci baskısı yayınlanmıştı. Yananlı ayrıca kitaba bazı eklemelerde de bulunmuş. Niyazi Mısrî’den, Erzurumlu İbrahim Hakkı’dan.

 

Tasavvuf, gerek tanımı itibariyle ve gerekse uygulanış biçimi ile sürekli tartışma konusu olmuştur. Merhum M. Ali Ayni, kitabın başına koyduğu “İfade” başlıklı notunda şöyle demektedir:

-“Bir tasavvuf tarihi yazmaktaki güçlükleri tecrübemle biliyorum. Fakat böyle bir tarihi okutmak vazifesi üstüme yüklenmiş olduğu için şimdilik yalnız üniversite öğrencilerine mahsus olmak üzere anlattıklarımın bir kitap şeklinde toplanarak araştırma ve incelemelerin biraz daha genişlerse, o vakit bunları yeniden umum için de basıp yaymama izin vermesini Allah’ın lütuflarından olmak üzere niyaz ederim.22 Teşrin_i Sani (Kasım)1340/1919

 

Bu nottan da anlaşılacağı gibi, M. Ali Ayni, İlahiyat Fakültesin’de öğretim üyesidir. Önce M. Ali Ayni kimdir, O’nu tanıyalım.

M. Ali Ayni, (Serfiçe, 1869/İstanbul 1945) Anadolu’dan Manastıra göç etmiş bir ailenin çocuğudur. Fikir ve ilim adamıdır. Ortaöğrenimini Selanik’te, yüksek öğrenimini Mülkiye Mektebinde tamamlamış (1888)tır.

Üniversite tahsilini ikmalden sonra öğretmenlik, maarif müdürlüğü, mutasarrıflık valilik görevlerinde bulunmuştur. Emekli olduktan sonra Darülfünunda Tasavvuf Tarihi, Felsefe ve Felsefe Tarihi dersleri okuttu. 1926 da Harwırd, 1930 tarihinde Oxford’da toplanan felsefe kongrelerinde Türkiye’yi temsil etti.

Türkçe, Arapça ve Fransızca eserleri bulunmaktadır.

Çok titiz bir ilim ve düşünce adamı olan M. Ali Ayni’nin Tasavvuf Tarihi kitabı, bu alanda son derece ciddi bir çalışmadır.

Kitap iki kısımdan oluşmaktadır. 1. kısım: İslâm’dan önceki tasavvuf. 2. kısım: İslâm Tasavvufu’dur.

Tasavvuf, İslam tarihinde zaman zaman tartışma konusu olmuştur. Tasavvuf deyince bir hatıramı  yeri gelmişken burada  sizlerle paylaşmak isterim.

 

Erzurum’da İmam Hatip lisesi son sınıfta öğrenciyim. Rahmetli N. Fazıl, bir konferans vermek üzere Erzurum’a geldi. Konferans Halk Eğitim Merkezinde. Ancak, akşamleyin Ulu Cami’nin karşısında bulunan Komünizmle Mücadele Derneği lokalinde sohbet ediyor.

Mutadı üzere üstada soru sorma cesaret işi. Soruyu soran sorduğuna bin pişman oluyor. Erzurum’lu bir kardeşimiz ayağa kalktı sorusunu sordu:

-          Üstad İslam’da tasavvuf var mıdır?  Üstad anında cevabı yapıştırdı:

-          Çok saçma bir soru. Yani balığın kafasını kessem, suya atsam yüzer mi yüzmez mi?

İslam’da bir tasavvuf gerçeği vardır. Hatta Prof. Mustafa Kara’ya göre “İslam Medeniyetinin kaynağı tasavvuftur.”

 

Tasavvuf Tarihi’nde İslâm öncesi tasavvuf ayrıntıları ile izah edilmekte ve İslam’da Tasavvuf Hz. Peygamberden itibaren adım adım yer almaktadır.

Tasavvufa ait deyim ve terimler tek tek açıklanmaktadır.

Mesela nafile kelimesi/kavramı açıklanırken İbn Arabî’den şu nakil yapılmaktadır:
”Nafilelere devam etmekte Allah sevgisi hükme bağlanmıştır. Nefel, ziyade, fazlalık demektir. Sen varlıkta ziyadesin. Hak vardı, sen yokken; sonradan olma varlıkla ziyade oldun. Ve sen Hakk’ın varlığında nafile olduğundan o varlığı yok etmek için sana nafile meşru (şeriat gereği)kılındı. Nafilenin farzlarla bir benzeri olması şarttır, olmazsa ona bidat derler.”

Kitapta tasavvufun çok yönlü anlamı ve tarifleri verilmektedir.

Aksaraylı Şeyh İbrahim Efendi’nin Tasavvuf başlıklı uzun bir şiiri yer almaktadır, kitapta:

 

Bidayette tasavvuf, sofi bî-can olmağa derler,

Nihayette gönül tahtında sultan olmağa derler.

 

Tarikatta ibarettir tasavvuf mahv-ı suretten

Hakikatte saray-ı sırda mihman olmağa derler

Tasavvuf canı canana verip azade olmaktır

Tasavvuf can-ı canan can-ı canan olmağa derler.

 

Tarikatler bahsinde tarikatleri üçe ayırmaktadır:

-Ahyar Tariki: Allah’ın farzlarını, Peygamber’in sünnetlerini yerine getirmekle, yani çok namaz kılmak, çok oruç tutmak, çok Kur’an okumak,gibi şeri amellere girişmekle olur. Zahidlerin yolu budur.

-Ebrar Tariki:Bu ikinci yol, mücahede ve riyazet yoludur ki ahlakı değiştirmek, nefsi temizlemek, kalbi arıtmaktır.Buna ebrar (iyiler) yolu denilmektedir.Bu yolla Hakk’a erenler daha çoktur.

-Şettar Tariki: Bu üçüncü yol aşk ve muhabbet ehlinin ve cezbeyle yola girenlerin yolundan ibarettir.

Kitapta daha sonra tarikate giriş ve yükselme gibi bilgiler yer almaktadır. Kısaca M. Ali Ayni’nin Tasavvuf Tarihi, ilk elden bilgi edinilecek kıymetli bir kitaptır. Bir kez okuyan birinin ikinci kez okuma ihtiyacı duyacağına inanıyorum.

 

IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.06
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide