![]() |
Aktif Konular Üye Listesi Takvim Arama |
| Şahin TORUN | |
| |
|
| Yazar | Mesaj |
|
@d@m
Forum Admini
Kurucu Admin Kayıt Tarihi: 01-Ekim-2003 Konum: Turkiye Gönderilenler: 1184
|
![]() Konu: ERZURUM’DAN HAVALANAN ATLAR ÜZERİNEGönderim Zamanı: 26-Mayıs-2006 Saat 21:58 |
|
ERZURUM’DAN HAVALANAN ATLARIN, GÖKYÜZÜNÜ DELERKEN DÜŞÜRDÜĞÜ YANKILAR
Şahin TORUN
Haberini Sevgili kardeşim Vedat AYDIN'dan aldım ilkin…Sevgili Cafer TURAÇ Ağabey aramıştı ve bir güzel şairin şehrimize/ Erzurum'a geldiğini söylemişti…
Bir yandan uzun bir aradan sonra Vedat Bey kardeşimi görecek olmanın sevinci bir yandan da güzeller güzeli bir şairin 'konak' olalım, tanışıp kaynaşalım diye sebep olup tembih ettiği bir başka güzel şairi misafir etmenin sevinciyle karşılamıştık Alper GENCER kardeşimizi… Elinde hiçte yabancısı olmadığımız bir 'Dergah'la çıkagelmişti Alper GENCER… 'Dergah'ı elinde, demek istedikleri dilinin, dudağının ucundaydı… Biz bu şehrin mensupları olarak, o da bu şehrin konuğu olarak karşı karşıya bağdaş kurup oturmuş, şehri ve şiiri konuşmuştuk gece boyunca… Hak edilmiş, özümsenmiş, kendince pişmiş ve öylece Varlık Yayınlarınca düzenlenen 2005 yılı Yaşar Nabi NAYIR ödülünü almış genç şair, genç tabip Alper GENCER aslında hiçte yabancı değildi bize… Kılıcı kanlı bir başka şehrin çocuğuydu, Van'lıydı, şanlıydı ve bir o kadar da büyük bir memleket sevdasıyla aynı zamanda Erzurumluydu… Gece boyunca biz anlatmıştık o dinlemişti, o anlatmış biz dinlemiştik… Erzurum deyince neden sadece buralardaki bir coğrafya ya da neden sadece bir şehir diyerek kısaca konuşup geçemeyeceğimizi, daha neleri ve neleri anlamamız gerektiğini konuşmuş, bir başka eksende de aslında Erzurum'dan havalanarak Memleket'i, Doğu'yu, Dünya'yı, İnsan'ı, İnsanlığı ve bütün bunlarla dolup taşmış haldeki bir hasreti paylaşmış, dualar etmiştik… 'Burası Dünyanın çarşısıdır…' demişti Alper GENCER… Bu şehir insanlığa yabancı bir şehir değildir…demişti… Sonrada uğurlayışımızı takiben 'Dünyanın Çarşısı' konumundaki Erzurum için bir şiir yazmıştı… Aynı zamanda 'Yolcu' dergisinin son sayısında da yayınlanan bu güzel şiiri Alper GENCER kardeşimin müsaadesiyle siz kıymetli okurlarımızla paylaşmak istedim bugün… ERZURUM'DAN HAVALANAN ATLARIN
GÖKYÜZÜNÜ DELERKEN DÜŞÜRDÜĞÜ YANKILAR Vedat Aydın ve Mehmet Ali Kılıç için... I. bir arada tutmak için karı ve eriyen çamuru gri bir kuyruğa tutsak olmak sunulmuş yağmalar korkusuyla bizi galipler babamın kapının önüne bıraktığı isimli poşetler içindedir çökelek saçlarımın rengini değiştiren soykırım harflerin zümresinde bir batılı olarak yavan atlar üstünde dağıtmış Ankaramı anam, fistan giyinmiyor düğünde üçlü dansa davettir kör güzeli Avrupa
cepheyi ifşa ettiğim sanılmasın yüzümü hatırlatan harabelerde okeye dördüncüyüm doğuyu düşününce Yunanya'dan, Roma'dan bir "dictator", olmazsa Arapya'dan bir yalvaç gelsin bekliyorum görüyorum çünkü çok, çok iyi biliyorum mürüvette endaze bulunmaz gülüm! II. eli hançer tutan bir kışa yürüyorum buz tutmaz, kulaklarım oltu taşından dişlerim öfkeden kudurduğunda ve hırçınsa gülümsemem, Erzurumluyum! et doğranmış soframa, Erzurumluyum! mahçupsam, diriysem, üşümüyorsam şeceremde Osmanlı tütüyorsa sigaram yangın yerlerinde ateşi küçümseyen yüreğim Emrah'ın yalazında kül ise Allah şahidimdir, biri dost için iki hançer bulunur kuşağımın içinde soy adım karakıştır, Erzurumluyum! III. gülüm, çok görme doğulu mutluluğu gördüğün hüznümden arta kalan neşide şeytan dağlarında kurtlar geziniyor yaban domuzları, tilkiler ve kar orada avını önceden sezen inatçı dağ keçileri de var herşey yoluna girecek herşey babamın tasmasına bahar sabrı işlenmiş bacımı yazın everecez inşallah yasayan daktilolar, küflenmiş klavyeler, boşver! unutmayan insanlar dikte etti dünyayı ben ölürsem muhakkak bir hattatla nişanlan! IV. ötesi dinmeyen bir şelaledir günahsız taş yığını dip sularında hadi beni, hiç durma, yapabilirsen bir aynanın kırılmış alnacına hazırla beni eve gönder, o beyaz sahillere kırmızı gelinliğin karda yıkansın beni göğe yetiştir, beni sezaya anlaşıldım sanırım, bahis kapansın kalemini Mansur'a kıran yargıcının
dümenini rüyaya kıracağı gün bugün herşey sona eriyor, biz başlangıca öpüp düşürünce dilimden ikimizi önümüzde dağ beyazı, ardımızda kül! gülüm, eğ başını göğe değmesin burası Palandöken, etrafımız tül üç atlı terk ediyor sıcağı, üryan!
atımızın toynağı karı kürüyor -korkudur buz diye üşümek tutan!- senin kanatların al vursun gülüm benim ayaklarım bizi sulasın uç da kapatalım göğe borcumu ALPER GENCER |
|
|
|
|
||
Forum Atla |
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |
|