Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Ahmet FİDAN
 DADAŞLARIN PAYLAŞIM MEKANI..... | YAZARLARIMIZ ve YAZILARIMIZ | Ahmet FİDAN
Mesaj icon Konu: AK PARTİNİN YUMUŞAK KARNI : EĞİTİM Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
@d@m
Forum Admini
Forum Admini
Simge
Kurucu Admin

Kayıt Tarihi: 01-Ekim-2003
Konum: Turkiye
Gönderilenler: 1212

Alıntı @d@m Cevaplabullet Konu: AK PARTİNİN YUMUŞAK KARNI : EĞİTİM
    Gönderim Zamanı: 21-Eylül-2006 Saat 09:04

AK PARTİNİN YUMUŞAK KARNI : EĞİTİM

 

2006-2007 eğitim öğretim yılı başladı. Ülkemize, milletimize, yavrularımıza ve onların anne ve babalarına, öğretmenlerimize hayırlı olsun. Yeni öğretim yılı dolayısı ile hem AK Parti iktidarının elinde eğitimin hem de bizatihi Türk eğitim politikalarının sorgulanmasında yarar bulunmaktadır.

“Eğitim/education”  çağdaş ülkelerde “çözüm”le eş anlamlıdır. Ülkemizde ise eğitim “sorun”u çağrıştırmaktadır. Yani bir ülkede ulusal düzeyde ekonomik, sosyal, siyasi sorunlar varsa, o ülkede çözüm için akla gelen  ilk şey eğitimdir.  Bizde ise “eğitim” “sorun”u çağrıştırmaktadır. Dikkat edilirse eğitim denilince ilk akla gelen “sorun”dur. O halde şu soruyu sormak sorunun çözümüne katkıda bulunmaya yardım edecektir. “ Çağdaş ve ileri ülkelerde çözümle eş anlamlı kullanılan eğitim neden bizde sorunla eş anlamlı kullanılmaktadır?”

Bu soruya cevap aramadan önce, dördüncü yılına giren AK Parti İktidarının eğitim politikalarına kısaca göz atmakta yarar bulunmaktadır. Gerçek şu ki AK Parti İktidarı ekonomik, sosyal, sağlık, siyasi ve uluslar arası pek çok konuda kendinden önceki iktidarlara göre başarılı politikalar üretmiş ve ölçülebilir neticeler elde etmiştir. Enflasyon, sağlık uluslar arası itibar ve istikrar bu konuda anılmaya değer sonuçlardır.

Kaldı ki hükümetin öncelikle çözmesi gereken sorunların başında eğitim gelmektedir. Öteki sorunların çözümü ile bugünü kurtarabiliriz. Ama eğitimin sorunları yarınları alakadar etmektedir. Eğitimin öteki sorunlara nazaran önceliği bulunmaktadır. Çünkü bu öncelik AK Partiyi iktidar etmiştir.

Aynı iktidar için iş başında bulunduğu dört yıllık süre içinde eğitim alanında başarıdan söz etmek mümkün görülmemektedir. İktidarın bu başarısızlığının hiçbir mazereti de bulunmamaktadır.  Öteki konularda son derece önemli sonuçlar elde ederek ipi göğüsleyen iktidar, eğitim konusunda niçin başarısızlığa mahkûmdur?

Bu satırların yazarının halen iktidarda bulunan Partinin milletvekili ve bakanlarıyla paylaştığı bir kanaati bulunmaktadır.  Eğitimden sorumlu siyasi otorite AK Parti İktidarını bilerek ve tasarlayarak başarısızlığa mahkûm etmektedir. YÖK’e ve Danıştay’a pas vererek Hükümete gole çevirtmektedir. Eğitimde bir konuyu dikkatlerinize sunmak ta yarar var: AK Parti iktidarının dört yıl önce devraldığı eğitimde hükümranlık alanları büyük oranda daraltılmıştır. Bu daraltmada en büyük pay Sayın Bakan Hüseyin Çelik’e aittir. Hüseyin Çelik Ak Parti İktidarının en başarısız bakanıdır. Eğitim alanında kendisinin sahip olduğu imkânları milletin leyhine, gelecek kuşakların yetişmesine kullanmamıştır. Bol miktarda fıkra üreterek gününü gün etmektedir. Milletimizin seksen yıldan beri beklediği son derece önemli fırsatlar Sayın Hüseyin Çelik eliyle fevt edilmiştir.

Kısaca CHP  nin boş bıraktığı muhalefet Hüseyin Çelik Bey tarafından doldurulmaktadır.

Gelelim yukarıda sorulan sorunun cevabına, başta AB ülkeleri olmak üzere çağdaş ve ileri ülkelerde eğitimin olmazsa olmaz temel prensipleri bulunmaktadır. Bunlar bilimsellik, katılımcılık ölçme ve değerlendirmedir. Çağdaş eğitimi temel prensiplerinden üçü de bizim eğitim düzeninde yer almamaktadır. Bizde eğitim politikaları bilimsel değildir. Çünkü eğitim politikalarını Milli Güvenlik Kurulu belirlemektedir. Katılımcı değildir. Katılımcılık, “bir ülkede yaşayan insanların inançlarına göre çocuklarına eğitimi seçme hakkının verilmesi” olarak tanımlanmaktadır. Bizde ise çocuğun anne ve babasının sahip olduğu inanç sistemi yok sayılarak eğitim verilmektedir. Dayatmacıdır. Eğitimde ölçme ve değerlendirme asla yoktur. “Nasıl kuşaklar yetiştiriyoruz, yetiştirdiğimiz kuşaklardan memnun muyuz? Memnun değilsek nasıl müfredat geliştirmeliyiz?” Sorusu asla sorulmaz.

İşte o sebeple okullarımızda yetişen nesiller “Biz adam olmayız!” düşüncesiyle hayata atılmaktadırlar.

İsterseniz Kelile ve Dimne’den bir hikâye ile maksadımızı ifade edelim. Aslan ormanda gezerken önünden kedi geçer. Aslan kediyi durdurur:  “Dur hele sen neden bana benziyorsun? Duruşun kuyruğun, bıyıkların!” Kedi ezilir büzülür cevap verir: “ Efendim!” der “Atalarımızdan gelen bir rivayet var. Biz sizin soyunuzdan gelmişiz.”Aslan kükrer: “Ya sen neden böyle minnacık kaldın?” Kedi ezilerek cevap verir: “Efendim yine atalarımızdan gelen bir rivayet var. Derler ki bizi insanlar bu hale getirmişler.” Hikâyenin devamını yazmayacağım. Ama bu hikayeyi okuduktan sonra çarşıya çıktığınızda kalabalıklar arasında birden aniden, hasbelkader Kanuni, Yavuz veya Fatih döneminden birisi zuhur etse. omuzunuza vursa “Hey sen kimsin?” diye sorsa siz ne cevap verirsiniz. Sizi bilmiyorum ama bana böyle bir şey sorulsa ben “ Senin torununum.” Derim. Ama “Ya sen neden böyle oldun?” diye bir soru sorarsa benim tek bir cevabım bulunmaktadır: “Bizi aslan neslinden kedileştiren eğitimdir.” Tedbir alınmasa şimdiki okullarda artık kedi  de değil, fare yetişiyor.

Ne dersiniz yazı biraz sert mi oldu. Kusura bakmayın. Böyle çıktı düşüncelerim. Sizlerle paylaşmak istedim.

IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.06
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide