Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Ahmet FİDAN
 DADAŞLARIN PAYLAŞIM MEKANI..... | YAZARLARIMIZ ve YAZILARIMIZ | Ahmet FİDAN
Mesaj icon Konu: EĞİTİMİ TARTIŞMAK Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
@d@m
Forum Admini
Forum Admini
Simge
Kurucu Admin

Kayıt Tarihi: 01-Ekim-2003
Konum: Turkiye
Gönderilenler: 1212

Alıntı @d@m Cevaplabullet Konu: EĞİTİMİ TARTIŞMAK
    Gönderim Zamanı: 06-Kasım-2006 Saat 20:11

EĞİTİMİ TARTIŞMAK

 

Ülkemizde iki konu sürekli gündemde ve sürekli güncelliğini korumaktadır: Din ve eğitim

Her iki konuyu da tartışmak isteyen ve tartışma ortamına çekenler çoğu kez uzmanı olmayan veya konuyla uzmanlık derecesinde yakınlığı olmayan kimseler. Bu da bize ait bir gariplik.

Düşüncemin doğru olarak anlaşılmasını temin için bir örnek vermek istiyorum. Hürriyet gazetesinde mebzul miktarda kendini yazar sanan kişiler bulunmaktadır. Hürriyet çok satan bir gazete. Bu insanlara niçin yazı yazdırılır anlamış değilim. Kendini yazar diye tanımlayan bu insanların değişik tahsil ve düşünce düzeyleri bulunmaktadır.

Baş yazar Ekşi lise mezunu. Ama ülkenin hiç ahkam kesmediği meselesi bulunmamaktadır.Her gün her konuda cevize yumurtlar. Eğitim mi? Din mi ? Uffff ondan ala bilen çıkmaz. Hele bir inceleri var aman Allah’ım. Ya Pakonun babası ? Ya bir Çölaşan var kaleminin mürekkebi lağım suyundan adeta.

Şimdi bunları neden yazdım. Bu insanların ortak bir özellikleri var: Ya hep birden ya nöbetleşerek din konusunda yazı yazmak. İnsarı dine karşı programlamak. Bahse girerim Ahmet Hakan /Kendi deyimi ile dönme/ hariç hiç biri ne kelimei tevhidi okumasını bilir ne de islamın bizzat kendi kaynağından iki satırlık bir bilgi birikimine sahip değillerdir.Nerden biliyorum? Yazdıklarından. Tescilli cehaletlerine rağmen din konusunda ahkam keserler. Din onlardan sorulmalıdır.

Öteki gazeteler farklı mı? Ne gezer?

Dedim ya bize ait bir garabet bilmediği konuda ahkam kesmek.

Ulusal basın böyle de mahalli basın farklı mı? Açıklamaya ihtiyaç var mı?

Sadece bizim internet grupları bile bu konuda en canlı örnek olmaya değer.

Hasbelkader eğitimde bulunmak eğitimi bilmek midir? Eğitimde çok üst düzey yöneticilik yapmış veya yapmakta olan nice insan tanıyorum, eğitim konusunda iki satırlık bilgi ve birikime sahip değiller. Şimdi bu insanlar eğitim politikalarına yön vermektedirler.

Seksen üç yıllık türk eğitim politikalarının tek bir amacı vardır: Sisteme azad kabul etmez kapı kulları yetiştirmektir. Sanıldığının aksine eğitim politikalarını siyasiler değil milli güvenlik kurulu belirlemektedir. Siyasilerimizde kapı kulu görevi icra etmektedirler.

Konunun daha iyi anlaşılması için çok değer verdiğim ve dostluğundan dolayı zevk duyduğum kıymetli hemşerimiz Prof. Dr. Necati Öner  hocadan, kendisine daha nice uzun ömürler dileyerek bir hatıra nakletmek istiyorum.

Prof. Öner, Ankara İlahiyat Fakültesi Dekanı olduğu günlerde kendisini MEB Talim Terbiye Kurulu Başkanı arar. “ Hocam bir  araba göndersem gelebilir misiniz?”

_ “Neden olmasın? Gelirim.” Der ve TT Kurulu başkanının yanına gider. Hoş beşten sonra Başkan hocaya konuyu açar:

-“Hocam siz ülkemizin yetiştirdiği nadir mantık hocalarındansınız. Liselerde halen okutulacak bir mantık kitabımız yok. Bize bir mantık kitabı hazırlar mısınız?”

-“Ohh! Memnuniyetle.” Der, süre ister ve ayrılır. Yaklaşık altı ay sonra liseler için bir MANTIK kitabı hazırlar ve TT Kurulu Başkanına teslim eder.

Aradan yaklaşık üç dürt aylık bir zaman geçer.  Nerdeyse konu unutulmaya yüz tutmuştur.

TT Kurulu Başkanı Necati Hocayı arar. “Hocam, araba göndersem buraya kadar teşrif eder misiniz?” Hoca kalkar TT Kurulu’na gider. Hazırladığı kitap başkanın masasında duruyor. Ama başkanın yüzünde bir sıkıntı sezilmektedir.

Hoşbeşten sonra sadede gelinir.Başkan, sıkıntısını anlatır:
-“Hocam hazırladığınız kitap çok güzel. Ancak  kitapta hiç Atatürk’ten söz edilmiyor. Bir konuda Atatürk’ün mantık ilmine hizmetlerini de  ilave etseniz.” Hoca manzarayı anlamıştır.Bir ilim adamına yakışır cevabını verir.

“Mantık, sosyal ilimlerin bir dalıdır. Şu kadar yüz yıllık bir tarihi vardır. M Kemal’in Mantık ilmi ile uzaktan yakından bir bağı yoktur. Tarih olsaydı veya askerlik olsaydı söz ederdim. Ama bu kitapta Mantık’la Atatürk arasında bir bahis açarsam bir ilim adamı olarak kendi kendimi inkar etmem gerekir.” Der ve kitabı alır döner. Konudan hiç kimseye söz etmez.

Aradan epey zaman geçer. Bir gün MGK Sekreterliğinden bir Kurmay Albay arar.  Çok nazik ifadelerle kendisini MGK Genel Sekreterliğine davet eder.

Hoca gider. Davet sahibi albay kendisini çok nazik ve kibar karşılar. Hocanın ilk gözüne batan şey liseler için hazırladığı Mantık kitabı albayın masanın üzerindedir. Hoşbeş faslından sonra Albay söze başlar:

-“ Hocam, liseler için hazırlamış olduğunuz mantık kitabı çok güzel. Ancak  kitapta hiç Atatürk’ten söz edilmiyor. Bir ilave yapsanız.”

Hoca bir ilim adamına yakışır şekilde Mantık ilminin tarihi seyrini anlatıyor, bugüne getiriyor.Nasıl bir bilim olduğunu konusunun ne olduğunu mantık deyince ne olması gerektiğini ifade ediyor. Bu süreç içinde mantık ve Atatürk ilişkisini kuramadığını bunu yapamayacağını söylüyor. Görevli albay, telefonla sekreterine diyor ki “Falanca hoca buraya gelsin!”

Biraz sonra içeri bir zat giriyor. Süklüm büklüm. Hoca kendisini tanıyor, öğrenciliğinden beri. Üniversiteyi bitirdikten sonra birkaç kez asistanlık sınvana girmiş. Sıfır puan almış bir delikanlı. Şimdilerde üfürükten bir fakültede yard doç ünvanlı ilimden nasibini almamış bir adam. Hocayı görünce yerlere yatıyor. El öpmek istiyor. Albay kendisine “Hani sen bana hep Atatürk Mantık ilişkisini anlatıyordun bize . Şimdi hocaya da anlat.”

Hocanın ifadesi ile müptezel herif  aynen şöyle söylüyor:   “Hocam hani Atatürk’ün bir sözü varya.Bizim dinimiz akıl dinidir, mantık dinidir.”

Hoca anlattı. Ben anlatmayacağım, gerisini.

Bu olayı sizlerle niçin paylaştım. Eğitim politikalarının belirlenmesinde ilim yoktur, irfan yoktur. MG Kurulu’nun belirlediği bir çerçeve bulunmaktadır. Bunun dışına çıkılamamaktadır. İş o sebeple beynimize “ biz adam olmayız.” Kaziyesi yerleştirildi. O sebeple bugün okullarda/üniversiteler dahil adam gibi adam çıkmamaktadır.

 Eğitimi tartışacaksanız bu gerçeği aklınızdan çıkarmayın ne olur.

MEB ekli müfettişlerinden Sevgili  Mezararkalı Bey, referanslarınız çok yanlış. Mantıkta bir kural vardır, hatırlarsınız: Delil batılsa medlul da batıldır.  En iyisi referanslarınızı birdaha gözden geçirin.

IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.06
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide